Dalış Maceram Maceram Dalış

Dalış Maceram Maceram Dalış

Badiler, toplanın bakalım. Çaylarınızı da alın. Benimki demli olsun asistan. 3 yıldızlar yine hizmette ;) Herkes tamamsa başlıyoruz. Arkadaşlar merhaba ben TSSF/CMAS 2 Yıldız Dalış Eğitmeni Anıl Özyurt. Bugün sizlere anlatacağım konu; dalışa başlayışım ve anılarım.

Sohbetimiz 20 dakika sürecek olup sorularınızı sohbet bitiminde alacağım. Önce işaretlerimizi hatırlayalım. Şaka şaka eğitim formatına uymamıza gerek yok :)

Efendim takvimler 2011 Ağustos'u göstermişti. Bendeniz, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin doktora öğrencisi olarak fakültede bilgisayar başında otururken düşüncelere dalmıştım.
Reklam olmasın, anonim bir isim atayım kafadan: kuponfoni.com adlı bir sitede bilgisayar faresiyle sörf yapıyordum (bilenler bilir, o dönemler kuponla indirimli yemek, otel, spa vs... işler çok revaçtaydı). Çok boş kaldım herhalde hava da sıcak diye midir nedir, birşeyler katmam lazım hayatıma dedim ve tam o anda bir dalış okulunun kampanyasını gördüm. Kampanya, teorik eğitime %50 indirim vaadediyordu. Ceplerimi yokladım "tamam ya" dedim alayım ben bunu.
Ama o ana kadar kafamda dalışın "d" 'si yoktu. Giderim bakarım kafama yatarsa devam ederim. Yatmazsa en azından bu konuda fikrim olur arkadaşlara hava atarım dedim. Çünkü minik punto ile yazan yazıyı farkettim: Bu kupona pratik eğitimler dahil değildir. "Olsun" dedim kısmetimizde ne varsa o.
Ankara'nın Kızılay'ında apartmandan bozma bir dershaneye davet ettiler 3 gün üstüste teorik eğitim ve sınav filanmış. Dersler keyifliydi, iki ayrı eğitmen vardı. Sınavı da olduk, 90 aldım artist artist bakarken 15 kişilik sınıfta bu notla 10. filan olmuştum, sessizce paltomu alıp uzaklaştım.

Bir kaç hafta sonra dalış okulundan arandım, Ekim ayında Alanya'da pratik eğitim varmış. Fiyat da aklıma yatınca tamam dedim. Ekim ayı geldiğinde heyecanlı bir şekilde kendi aracımla Alanya'ya gittim. Ekip sabaha karşı otele yerleşmiş ben de odama geçtim. Orada ilk badimle tanıştım: Selim Sevinç. Adam endüstri mühendisi, IQ makinesi. Lafladık filan ve birçok hobimizin uyduğunu farkettik. Selim'le aynı odada kalıyoruz, yeni tanışmışız ve ben deli gibi horlayan biriyim! Umarım bu arkadaşlık hemen bitmez dedim içimden :) Bir kaç saat meçhul istirahatten sonra (adam kibar olduğu için horlamama birşey demedi sanırım) tekneye gidiş vakti geldi.

Kahvaltımızı ettik ve tekneye geçtik. Tekneyle açılmaya başladık tabi içten içe bir heyecan. Eğitmenimiz bir koya gideceğimizi ve orada beceri eğitimleri yapacağımızı anlattı. Neyse, giyindik kuşandık filan bizi suya almaya başladılar halata tutunduk kalamar yumurtaları gibi. Eğitmenler bizi teker teker su altına almaya başladılar. Sıra bana geldi. Aslında pek korkum yok ama regülatörü ağzıma aldığımda midem bulanıyor çünkü refleksim var. Yok yahu dedim ben bu işi beceremeyeceğim. Eğitmenim beni tuttu ve "Anıl bir kere dene, seni aşağı indireceğim, refleksin geçecek" dedi. Tabi inandırıcı bulmadım ama deneyeyim dedim. Artık o anın yusuflamasından mıdır nedir 2 metreye indiğimizde bende refleks filan kalmadı. İşte dalış hayatımın dönüm noktasıydı o an. Sonra zemine indik. 5 metreler filan. Beceriler başladı. Ekip arkadaşlarımla beceri yapıyoruz ama kimse beceriden sonra kımıldamıyor. Sanki heykel müzesi gibi maske ardından birbirine bakan tedirgin gözler sergisi. Eğitmenimiz bizi biraz kımıldattı. Tabi onlar fotoğraf çekiyor eğleniyor. Önümüzden geçen balıklar bile bize gülüyor gibiydi.

O haftasonu 4 tane dalış yaptık. Güzel geldi. Ankara'ya döndük. Evde otururken dedim ki "olm bu işi öyle bir yap ki hayatında mesleğinden başka profesyonelce yapacağın birşey daha olsun".
Gaza geldim, dedim eğitmen olacağım. Tabi süreç kolay değil. Beni dalışa başlatan okul o sene kapandı. Tabi umutlar bir sonraki yaz sezonuna kaldı (kışın dalmak, kuru elbise filan hayal tabi).

Bir gün Selim beni aradı ve "2 yıldız olalım mı?" dedi. Bir dalış okulu onların iş yerine kampanya yapmış beni de o listeye aldılar Selim'in kıyağıyla. Ya da müşteri lazımdı bilmiyorum :) Ama makul bir fiyata 2 yıldız teorik eğitimimi aldım. Tabi yine pratiğe gitmek gerek. Ona da gittik filan ama hiç umduğum gibi olmadı.

2012 sezonu bitimine yakın 30'a yakın dalışım vardı. Tabi artık bir havalar, ben bu işi biliyorum edaları. Eğitmen olacağım filan kafaları. Meğer o iş öyle olmuyormuş.

Eğitmen olmak istiyorum diye danıştığım bazı kişiler hevesimi kaçırdı.
Sonra bir gün; eğitmen Murat Kulakaç hocayla tanıştım.
O da şöyle oldu: Bir gün bir arkadaşla Ankara'ya en yakın nerede dalış okulu vardır diye internetten bakınırken rastgele keşfettik, gidelim dedik.

Murat hoca bizi kapıda karşıladı. Tesisi gezdirdi anlattı ve tek anlatmadığı konu para oldu. Tabi insan ister istemez işkilleniyor. Ben lafı paraya getirdim. Şimdi meblağı hatırlamamakla birlikte gerçekten de cüzi bir ücret istedi, aklımıza yattı daldık çıktık. Ben tabi hala eğitmenlik hayali kuruyorum.
Ankara'da yine evimde otururken bir gün Murat hocayı aradım ve ben "eğitmen eğitimine başlamak istiyorum" dedim, hoca "kaç dalışın var?" dedi "baya var hocam 45 filan oldu" diyince hoca kahkahayı bastı telefonda, ben şaşırdım tabi. "Sen gel planlarız" dedi. Gittim planladık ve yine para konuşmadı, ben ısrarla sordum. "Hallederiz" dedi. 4 aylık süreç sonunda dalış sayımı 200'lere çıkardım, kuru elbisem oldu ve nihayet üç yıldız dalıcı olarak eğitmen sınavına çakı gibi hazırdım.

Eğitmenliği filan aldık neyse yıllar geçti badimi aradım bir gün -O hala 2 yıldızda kaldı, ben telefonda bana hocam demesi için uyarıyorum filan :P- "Badi gel dalışa gidek" dedim. "Tamam" dedi plan yaptık. Bu arada bir yandan bekar bir kız arkadaşım evlenmeyi düşündüğünü ve "Bu kafada olan biri varsa beni tanıştırır mısın?" demişti. Nasıl olduysa o an birden aklıma geldi ve Selim'e bu durumu ilettim. Selim "Bakarız badi ya boşver biz dalışı planlayalım" dedi. Sonra bunlar tanıştılar ve ben bir süre Selim'den haber alamadım.
O dalışa da gidemediké

Bugün evliler ve dünya tatlısı bir kızları var.

Bugüne geri dönecek olursak. Ben nihayetinde eğitmen oldum. Dalıştan çok güzel dostlarım var, hatta ailem oldu hepsi. Zamanla o kadar çok şey yaşadım ki. Buraya ancak bu kadarını yazabiliyorum şimdilik. Çaylar da bitti zaten.
Asistan!!!
Tazele çayları!!!
Özetle şunu söylebilirim; bu camiaya girmiş ya da girecek biriysen doğru yoldasın. Umarım senin de güzel anıların olur sevgili okur. Çünkü hayat 190 barlık bir tüpten ve dekompresyonsuz bir dalıştan daha kısa sürecek eğer dalmazsan.

Maviyle kalın dostlar...

Yorumlar (1)

  1. Sait Gürer

Anıl hocam süper anlatmışsın. Biz de seni tanıdığımız için çok mutluyuz...

  Ek Dosyaları
 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın